Sayfa 2/4 İlkİlk 1234 SonSon
15 sonuçtan 5 ile 8 arası
  1. #5

    Deneyimli Üye


    Sevdaseli

    FiRaRi_KıZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.October.2010
    Mesajlar
    708
    Ettiği Teşekkür
    15.965
    5.472 mesaja 13.969 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    360

    Standart

    harikasın canım muhteşem güzellikte yerler teşekkürler

  2. 3 kişi FiRaRi_KıZ üyemize teşekkür etti:
    ♥ Sinemm ♥ (04-25-2013),AYSEM (04-25-2013),gülşah (04-25-2013)

  3. #6

    Deneyimli Üye


    Sevdaseli

    Ablacık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    2.February.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    404
    Ettiği Teşekkür
    651
    394 mesaja 1.114 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart


    EDİRNE


    “Yakınlarda bir yerlere gitsek” günlerinde ilk
    akla gelen adreslerden olmalı.

    İsmini M.S. 124’te Batı Trakya’yı gezen Roma
    İmparatoru Hadrian’dan alan Edirne, İstanbul’a
    sadece 228 kilometre uzakta. Rahat bir araba yolculuğu
    ile iki saatten kısa bir zamanda ulaşılıyor. O kadar
    yakın, o kadar kolay gidilir halde ki, bazen şehir içinde
    uzak bir semte gitmekten daha yakın. Bir kere bir
    dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentliğini
    yapmış çok özel bir şehir. İnanılmaz bir tarih sizi
    bekliyor. Enfes ciğer ve köfteler, bir de sıcakkanlı
    insanlar...





    Hadrianapolis’den Edirne’ye



    Trakya’yı gezen Roma imparatoru Hadrian, Edirne’ye
    kendi adını vermiş, “Hadrian’ın şehri” anlamına
    gelen “Hadrianapolis” demiş. Osmanlılar’ın Rumeli
    fetihleri sırasında harekât üssüymüş. Hatta Yıldırım
    Beyazıt İstanbul kuşatmasını, Edirne’den yönetmiş.
    1. Mehmet zamanında da sekiz sene boyunca saltanatın
    idare merkezi olmuş. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı
    sırasında Rusların eline geçmiş, 13 Mart 1879’da geri
    alınmış. Balkan Savaşı sırasında Bulgarların, 1. Dünya
    Savaşı sonrasında da Yunanlıların toprağı olmuş.
    Lozan Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili
    olduğu kabul edilmiş.





    Ne yapılır?



    * Dünyanın en önemli yapıtlarından biri olan Selimiye’de
    saatler geçirin. 2. Selim’in Mimar Sinan’a yaptırdığı camii,
    1569-1575 yılları arasında inşa edilmiş. Paha
    biçilmez çinilerinin bir kısmı, Rus savaşı sırasında
    Rusya’ya kaçırılmış. Gene de kalanlar, insanın
    başını döndürmeye yetiyor. Mimar Sinan’ın ustalık
    dönemi eserlerinden. Bu meşhur “Bu caminin minaresi
    eğri” hikayesinin Selimiyede geçtiğine inanılıyor.
    Selimiye’de avlusundan başlayarak bambaşka bir
    hava var. Etkilenmemek elde değil.

    * Selimiye’nin gölgesinde kalsalar da, diğer eski
    camileri de ziyaret etmeyi atlamayın. Özellikle
    Muradiye Camii ve çiçek desenli çinileri
    muhteşem. .

    * Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi, hemen
    Selimiye’nin karşısında. .

    * Selimiye Vakfı Müzesi geçtiğimiz yıllarda açılmış.
    Mutlaka ziyaret edilmeli. Bahçesinde oturup güzel
    bir fincan kahve içilmeli. Çok zamansız, çok sakin,
    çok özel bir alan sanki.





    * Ali Paşa Çarşısı’nda dolaşın. Edirne’nin kapalıçarşısı.
    Biraz da alışveriş yapılıyor burada, ister istemez. .

    * Meriç kıyısında yürüyün. Edirne, üç nerhin geçtiği
    bir şehir. 470 kilometre uzunluğundaki Meriç nehri,
    Yunanistan ve Türkiye arasındaki sınırlardan birini
    çiziyor. 211 kilometre boyunca yurdumuzda
    akan Meriç, İpsala’da Ergene ile birleşiyor ve
    Ege denizi’ne dökülüyor. .

    * Meriç Nehri üzerindeki Mecidiye Köprüsü,
    özellikle çok güzel. .

    * Kaleiçi’nde dolaşın. iyi restore edilmiş
    binalar var. .

    * Bir de asker uğurlaması olur, özel bir eğlence olur.
    Roman havası gelirse kulağınıza, hemen 9/8’lik ritmi
    takip edin. Hayatınızda bu kadar güzel oynayan
    başka bir topluluk göremeyeceksiniz. .

    * Her yıl haziran sonunda Kırkpınar Yağlı Güreşleri
    yapılıyor. 7 asırdır devam eden Kırkpınar’ı seyretmek
    de Edirne seyahati için başlı başına bir neden.






    Nerede kalınır?



    Maalesef çok iyi bir yer yok. Selimiye’nin hemen
    arkasındaki Taşodalar, fena değil. Hafta sonu
    standart 80 Euro’dan başlıyor.




    Ne yenir?


    * Ciğer tava. Çok yerde yedim, bence en lezzetlisi
    Niyazi Usta’nınki. Fındık yağında kızartıyormuş,
    çok hafif oluyor. Ciğer tava 10 lira.

    * Edirneciğeriyle olduğu kadar köftesiyle de ünlü.
    İnegöl gibi anlamsızca sünmeyen, köfte tadında
    köfte yapıyorlar. Birçok iyi köfteci var. Hocaoğlu ve
    Dörtler deneyip sevdiklerim.
































  4. 2 kişi Ablacık üyemize teşekkür etti:
    ♥ Sinemm ♥ (04-25-2013),gülşah (04-25-2013)

  5. #7

    Deneyimli Üye


    Sevdaseli

    Ablacık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    2.February.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    404
    Ettiği Teşekkür
    651
    394 mesaja 1.114 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart


    SAPANCA

    Sapanca Gölü ve yakın çevresi, outdoor sporlara ve yürüyüşlere meraklılar için bir cennet. Çoğu zaman akla gelmese de, İstanbul’dan ancak uzak bir semte gidiyormuşçasına yakın. Aktivite dolu bir hafta sonu için ideal.

    Bizans döneminde “Bosna Gölü” olarak anılan Sapanca gölü, deniz seviyesinden 30 metre yüksekte. 42 km2 yüzölçümündeki gölün uzunluğu 16 km. İzmit ve Sakarya illeri arasında bölüşülüyor. Bir doğal güzellik, bir “oh be, iyi ki gelmişim” adresi. Civarında tam 76 tane köy olan göl, artık ne yazık ki çok kirli.




    Erdemli’yi mutlaka görün

    Ormanlık, küçücük bir köy Erdemli. Soğucak Yaylası’ndan doğan Şelale Deresi, Erdemli’den geçerek göle ulaşıyor. Bu yol, müthiş bir trekking parkuru. Çaktırmadan yukarı doğru giden yol, son derece fotojenik. Kestane, ıhlamur, meşe ve kayın ağaçları içinde, birbirinden güzel bir kokularla kendinizden geçiyorsunuz. Etrafta kimseler yok. Börtü böcek arasında, kuş sesleri arasında, harika bir hafta sonu kaçamağı. Yalnız bir ufak haırlatma: Sırt çantanıza bir çift yedek spor ayakkabı ve bir çift çorap koymayı ihmal etmeyin.



    Ne yapılır?

    * Her tür outdoor sporu yapılır. Paintball, grup halinde gitmişseniz çok zevkli oluyor. Ayrıca özellikle hafif yağmurlu havalarda ATV turlarını da çok seviyorum ben.

    * SPA keyfi için en doğru adreslerden biri bence. Sapanca’da çok iyi iki SPA otli var.

    * Çarşıdaki Rüstem Paşa Camii’ni ziyaret edin. 1554 yılında yapılmış.

    * Çarşıda birkaç güzel, eski ev var. Özellikle bacaları tüterken çok iyi resim veriyorlar.

    * 100 küsur yıllık Limonlu Kahve’yi seveceksiniz.

    * Göl kenarında yürüyüş yapın, biraz kitap okuyun, sakinleşin. Göle ulaşmak biraz sinir bozucu, yollar kötü, yönlendirmeler yeterli değil. Sinirlenmeyin.

    * Fevziye Köyü’nde 500 yıllık bir değirmen var.

    * Kışın Kartepe’de kayak yapabilirsiniz. Günübirlik gitmek de mümkün. Kalırsanız da bir tane 5 yıldızlı otel var: Green Park. Pistler 42 km. Bazı günler çok sisli oluyor, yukarı çıkarken dikkat.




    Ne yenir?

    Birkaç tane alabalık çiftliği var. En ünlü ve kalabalık olanı İstanbul Balık Evi. Manzara, yemekler güzel, fiyatlar makûl. Kiremitte alabalık 14 lira.


































  6. 3 kişi Ablacık üyemize teşekkür etti:
    ♥ Sinemm ♥ (04-25-2013),AYSEM (04-25-2013),gülşah (04-25-2013)

  7. #8

    Deneyimli Üye


    Sevdaseli

    Ablacık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    2.February.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    404
    Ettiği Teşekkür
    651
    394 mesaja 1.114 teşekkür aldı
    Tecrübe Puanı
    24

    Standart


    KIYIKÖY

    İstanbul’a iki saat uzakta bir eko turizm bölgesi. Hâlâ görmediyseniz, mutlaka gidin.

    Kıyıköy, Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı. Çok eskilere dayanan bir tarih ve vahşi bir güzellik sizi bekliyor. Bir de mevsimindeyseniz, burada yiyebileceğiniz ağızları sulandıran ızgara kalkan balığının eşi benzeri yok. Eski zamanlarda Salmadessos ve Medea isimleriyle anılmış. Hıristiyanlığın yayılmasınad önemli rol oynayan bölgelerden biri. 3 Mart 1878 yılında imzalanan Ayastefanos Antlaşması ile bu bölgenin yönetimi Bulgaristan’a bırakılıyor. Kurtuluş Savaşı sonrasında, yörede yaşayan Rumlar ve Bulgarlar gidiyor, yerlerine yurda dönen Türk göçmenler yerleşiyorlar. Kıyıköy, 1. derece SİT alanı. Henüzkazı çılışmaları başlamamış. Eko turizm bölgesi ilan edilmiş, ayrıca bir de marina yapılması gündemde.




    Balıkçı köyü: İğneada’dan bir önceki, Karadeniz’in en kuzey batı köylerinden biri. Tipik bir balıkçı ve ormancı köyü. Turizm yeni yeni yeşeriyor. Istranca Ormanları’nın eteklerinde kurulmuş. Pabuç ve Kazan dereleri, balta girmemiş ormanları, şahane Karadeniz manzarasıyla çok etkileyici bir konuma sahip. Ayrıca ilgilenenlere bir not daha: Mitolojideki çok acıklı Medea efsanesinin geçtiği yer. Hani Medea kendisini aldatan kocasının sevgilisini ve onun kocasından doğurduğu çocuklarını doğrayıp denize atar. Koca, denizdeki ceset parçalarını toplarken “Medea” diye öyle bir bağırır ki, yörenin ismi “Medea” veya yıllar içinde söyleniş şekliyle “Midye” olarak hafazalara kazınır.



    Ne yapılır?
    * Surlar, ilk kez Jüstinyanus döneminde 4. yüzyılda yapılmış. Sonra yıllar içinde birkaç kez onarım görmüş.

    * Kale ve Aya Nikola Manastırı 6. yüzyıldan kalma. Manastır duvarları yazılarla dolu. Ne yazık ki doğru dürüst bakılamıyor, sunulamıyor, bir artı değere dönüştürülemiyor.

    * Selves Koyu, uzun yürüyüş yapabileceğiniz, çok dinlendirici özellikleri olan bir yer.

    * Pabuç Dere’de mutlaka bir gezinti yapın. Hele Mustafa Ağa’ya denk gelirseniz, bir de doğru günündeyse, şarkılar ve türkülerle müthiş bir gezi sizi bekliyor.

    * Köyün içindeki Asmalı Kahve, en güzel noktalardan biri. Oturup bir kahve için.

    * Bir diğer kahve önerim de Marina Kahve. Sahibi emekli bir öğretmen. Manzara çok güzel.




    Ne yenir?
    Mevsiminde mutlaka balık, hatta daha net söylemem gerekirse, kalkan balığı. Kalkanın en bol olduğu yer. Bazı günler uygun fiyatlı, hafta sonları daha pahalı oluyor doğal olarak. ama doğru adreste, kocaman bir kalkan ızgara muhteşem oluyor. Yemek için de önerim Endorfina Otel.



    Nerede kalınır?
    Geçiğimiz yıllarda açılan Endorfina Otel, tipik bir aile işletmesi. Odalar gayet iyi durumda, konumu şaheser. Sahibesi Hülya Hanım doğanın, iyileştirici gücünü kullanan bir biyolog. Onun hazırladığı özel çaylar, organik kremlerle kendinize geleceksiniz. Lavanta ve kantaron çayına özellikle bayıldım. (İki kişi bir gece konaklama hafta sonu 200, hafta içi 80 lira)

  8. 3 kişi Ablacık üyemize teşekkür etti:
    ♥ Sinemm ♥ (04-25-2013),AYSEM (04-25-2013),gülşah (04-25-2013)

Sayfa 2/4 İlkİlk 1234 SonSon

Benzer Konular

  1. Sanal Tur Nedir, tatile çıkmadan önce sanal tur yapalım, sanal gezi rehberi, sanal gezi rehberi
    By Nurannur in forum Island Holidays , Asia , Europe , The Far East , Ada Tatilleri , Asya , Avrupa , Uzak Doğu
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 10-17-2011, 05:36 PM
  2. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 09-04-2011, 10:07 PM
  3. Yakın Çekim Muhteşem Resimler, Yakın çekim Resimler, Yakından Çekilmiş Resimler, Muhteşem Yakın Çekim Fotoraflar, Yakın çekim, Yakın Çekimler
    By Nur in forum Nature Pictures , Photos, Hard Landscape Pictures , Doğa Resimleri , Fotoğraflar , Sabit Manzara Res
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03-12-2011, 11:01 PM
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-12-2010, 11:35 AM
  5. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 04-25-2010, 08:39 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Genel Genel

Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0